Avrupa genelinde antibiyotik kullanım oranları ülkeler arasında ciddi farklılıklar göstermeye devam ederken, sağlık otoriteleri artan antimikrobiyal direnç tehdidine karşı uyarılarını sürdürüyor. Uzmanlar, antibiyotiklerin gereksiz ve yanlış kullanımının, enfeksiyonların tedavisini zorlaştıran dirençli mikroorganizmaların yayılmasını hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Antimikrobiyal direnç, bakteri ve virüslerin mevcut tedavilere karşı etkisiz hale gelmesiyle ortaya çıkıyor. Bu durum, Avrupa Birliği ülkeleri ile İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’te her yıl 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) verilerine göre, 2024 yılında Avrupa Birliği genelinde her 1.000 kişi başına ortalama 20,3 günlük doz antibiyotik kullanıldı. Bu oran, pandemi öncesi seviyelerin üzerine çıkarken, 2030 yılı için belirlenen hedeflerin de oldukça gerisinde kaldı.
Ülkeler bazında değerlendirildiğinde, antibiyotik kullanımında en düşük oran Hollanda’da 9,8 günlük doz olarak ölçülürken, en yüksek kullanım Yunanistan’da 29,9 günlük doz seviyesine ulaştı. Uzmanlar, bu farklılıkların temelinde sağlık politikalarının uygulanma hızının ve ulusal rehberlerin sağlık çalışanlarına yaygınlaştırılma düzeyinin yattığını belirtiyor.
ECDC verileri, 2020 yılından bu yana Avusturya, Belçika, Fransa, İspanya, Hollanda ve Portekiz başta olmak üzere birçok ülkede antibiyotik kullanımının artış eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Kurum, bu durumun sağlık sistemlerinde gereksiz antibiyotik kullanımına karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini gösterdiğini vurguluyor.
Uzmanlar, tanı süreçlerinin güncellenmesi, enfeksiyon önleme ve kontrol uygulamalarının güçlendirilmesi ile antibiyotik reçetelerinin daha bilinçli düzenlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade ediyor. Ayrıca vatandaşların, reçete edilen antibiyotikleri önerilen doz ve süre boyunca eksiksiz kullanmasının, ilaç direnciyle mücadelede önemli bir rol oynadığına dikkat çekiliyor.



























Yorum Yazın