İsrail hükümetinin 15 Şubat’ta aldığı kararla işgal altındaki Batı Şeria’daki arazilerin “devlet mülkü” olarak tescil edilmesi süreci başlatıldı. Karar, Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan C Bölgesi’ni kapsıyor.
Düzenlemeye göre, C Bölgesi’nde Filistinlilerin mülkiyetini ispat edemediği araziler İsrail adına kaydedilecek. Süreç; mülkiyet tescili, satış izinleri, harç tahsilatı ve kayıt denetimini içerirken, Filistin yönetiminin bölgedeki yetkilerini fiilen devre dışı bırakıyor.
Kararda, 2030 yılı sonuna kadar bölgedeki düzenlenmemiş arazilerin en az yüzde 15’inin tescil edilmesi hedefleniyor. Ayrıca 1968 tarihli 291 sayılı askeri emrin iptal edilerek arazi kayıt sürecinin yeniden başlatılması planlanıyor.
İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Barış Şimdi) hareketi, kararın C Bölgesi’nin yüzde 83’üne denk gelen alanın İsrail adına kaydedilmesi anlamına gelebileceğini belirterek bunun Batı Şeria’nın yaklaşık yarısının fiilen el değiştirmesi riskini doğurduğunu savundu.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’yı işgal altındaki topraklar olarak kabul ediyor ve bölgedeki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı sayıyor.
Uzmanlara göre sürecin tamamlanması yaklaşık 30 yıl sürebilirken, kararın hukuki itirazlara konu olabileceği ifade ediliyor. İsrail tarafı ise adımı “mülkiyet belirsizliğini giderme” ve yerleşim faaliyetlerini güçlendirme çerçevesinde savunuyor.



























Yorum Yazın