Mevlevi dervişlerinin günlük yaşamında ve sema mukabelelerinde kullandığı, aralarında yüzyıllar öncesine ait objelerin de bulunduğu 171 parça, Mevlana Müzesi’nin koleksiyonuna eklenerek ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Eserler, Mevlevi yaşamının hem manevi hem de gündelik yönlerini yansıtacak şekilde derviş hücrelerinde sergilenmeye başlandı.
Uzun yıllardır muhafaza edilen eserler, yürütülen konservasyon ve envanter çalışmaları kapsamında sergilenebilir hâle getirildi. Koleksiyona eklenen parçalar arasında dervişlerin kullandığı sikke ve hırkalar, şamdanlar, tespihler, ney ve kudüm gibi musiki aletleri, mutfak eşyaları ile el yazması objeler yer alıyor.

Mevlana Müzesi Müdürü Naci Bakırcı, müzede hâlihazırda yaklaşık 450 eserin sergilendiğini, yeni eklenen 171 parçanın ise ilk kez ziyaretçilerle buluşturulduğunu belirtti. Bakırcı, teşhir zenginliğini artıran eserlerin bilgilendirici panolar ve açıklayıcı metinlerle sunulduğunu ve yeni düzenlemenin ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.
Mevlevi geleneğinin maddi ve manevi mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladıklarını vurgulayan Bakırcı, koleksiyonda Selçuklu dönemine ait şamdanlar, Memlükler döneminden kandiller, hat sanatında kullanılan kamış kalemler, hokkalar ve yazı takımlarının bulunduğunu söyledi. Ayrıca Ankara ve Konya Mevlevihanelerinde görev yapmış şeyhlere ait kıyafetlerin de sergilenen eserler arasında yer aldığı kaydedildi.
Tasavvuf musikisinin ve sema geleneğinin Mevlevilikte önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bakırcı, müzenin musiki koleksiyonunun oldukça zengin olduğuna dikkat çekti. Bir musiki odasında tambur, kudüm ve sine keman gibi enstrümanların sergilendiğini ifade eden Bakırcı, dergâhın başka bir bölümünde ise dervişlerin kullandığı yemek kaplarının ziyaretçilere sunulduğunu aktardı.
Sergilenen eşyaların yalnızca günlük ihtiyaçları karşılamak amacıyla değil, aynı zamanda estetik bir anlayışla üretildiğini belirten Bakırcı, Mevlevihanelerin adeta dönemin güzel sanatlar merkezleri gibi işlev gördüğünü dile getirdi. Nakışlı şimşir kaşıklar, motiflerle süslenmiş abdest ibrikleri ve zarif saatlerin dönemin sanat zevkini yansıttığını söyleyen Bakırcı, birçok eserin saray üslubunda ve yüksek sanat değeri taşıdığını vurguladı.
Bakırcı, ziyaretçilerin Hazreti Mevlana’yı ziyaret ettikten sonra bu eserleri de görmesini arzu ettiklerini belirterek, sergilenen objelerin Türk kültürü ve Mevlevilik geleneği açısından nadir ve kıymetli örnekler arasında yer aldığını ifade etti.



























Yorum Yazın